18 Mayıs 2012 Cuma

Fevzi Çiçek
malatyaaktuel@malatyaaktuel.com

 

BUNUNDA RUHUNA FATİHA

06.01.2012  

               Şekerimiz şurup, fabrikamız miras oldu vesselam. Bazıları bu saatten sonra ağlamanın anlamı yok diyor ama ben asıl bu günden sonra ağlayacaksanız ağlayın diyorum.

               Ne yazık ki bize hep gidenin arkasından ağlamak düştü. Sorunu, yaşanacak sıkıntıyı, üzerimize gelen tehlikeyi defalarca dillendirilmesine rağmen o taraflı olmayanlar, felaketin meydana gelmesiyle çığlıkların yükselmesi sonucu dikkat kesiliyorlar. Sonrada iş bittikten sonra mı aklınıza geldi diye birileri suçlamaya başlıyorlar.

              Bu olayı Tekel fabrikasının kapatılma amaçlı satışının özelleştirilmesinin arifesinde de tepki koyan sivil toplum örgütleri ve meslek odaları içinde söylenmişti. O zamanda kapanmayacak sadece özelleştirilerek devletin üzerinde bulunan kambur kaldırılacak denmişti. Akıbetini biliyoruz. Şeker fabrikasının da akıbeti aynı olacağından kimsenin şüphesi yok. Burada “değeri şu kadardı?  Ucuza gitti! Aslında sadece arsa değeri dört fabrikanın satış değerinden daha fazlaydı!”  kısmı olayın belki de şu aşamada üzerinde durulmayacak kısmı. Tabi ki önemli ancak öncelik vahameti açısından kapanacak bir fabrika, üretimden tasfiye edilecek çiftçi ve üretim sektörü, direk veya dolaylı olarak etkilenecek en az üç bin hayvancılık işletmesi, nakliyeci, işçisi, gübre-tohum tedarikçisi v.s.

         Bütün bunların yanında tabi ki arsa, fabrika değerleri olayın bir zarar eden işletmenin özelleştirilmesinden öte, bu arsaların birilerine teslimi gerçeğini örtmez. Burada üzerinde durulması gereken olay sadece bu yerlerin özelleştirilmesinde işletmede çalışan personel olarak dar kapsamda düşünenlerin gözlerini açmasını olayın iç yüzünü görmesini bekliyoruz.

         Bütün özelleştirilmelerin akıbetini biliyoruz. Et Balık Kurumu, Süt Enstitüsü Kurumunun özelleştirilmesini Tekel’i, Türk Telekom, bankaların akıbetini biraz kafa yorarak geldiğimiz noktayı hesap ettiğimizde aslında şeker fabrikalarının da sonucunun ne olacağını bilmemek mümkün değil.

        Pek söylenmese de üzeri ısrarla kapatılmaya çalışılsa da işin özünde fabrikanın zararı veya daha önceki hükümetler zamanında çıkmış bir kanunun olduğu bahanelerinin üstünü örtemediği. Gerçek;  bu sektör istikbal vadeden bizde olmayan pazarın bizi de pazar halene getirme çabasıdır.
                Çünkü bu özelleştirmenin altında şeker pancarı üretimini alanlarının daraltılması var, dünya pancar şekeri üretme kotasının banka senedi gibi dünyanın her yerin de istediğin değere satabileceğin kota hakkı var, Avrupa Birliği ülkelerinde üretimi ve kullanımının kısıtlanması için çok katı kurallar uygulandığı halde ülkemizde her geçen yıl %50 artırılarak pazar payını Türkiye’ye dikmiş nişasta bazlı şeker piyasası var.

                 Yoksa tabii ki önemli ama sadece fabrika arsasının değeriyle bitmiyor. Nesiller boyu etkilenecek birçok ülkenin elinde tutmak için her türlü politikaları işlettiği şeker kotasını bizim peşkeş mahiyetinde hem de arka planlardan ulufe olarak verilme mücadelesi.

                İşin bir başka boyutu ise arsayı, kurulu fabrikayı, üzerindeki müştemilatı ve bunların değerlerini bir tarafa bırakalım. B portföyünde satılan 4 fabrikanın iki yıllık şeker üretim değerine satıldı. Bunun bir yıllık üretimi zaten bu sezondan dolayı depodaydı. Bir de seneye üretse fabrika bedava gelecek. Çünkü dört fabrikanın toplam bu yıl ki şeker üretimi 117 bin ton, bu yıl giderayak kota artırıldı, 131 bin 400 tona çıkarıldı. İki yıllık şeker üretimi yaklaşık 248 bin tona çıkıyor. Toptan satış değeri iki lira olsa verilen para hatta önümüzdeki dönem ödenmek üzere taksitlendirilen borçlarda peşinen kazanılmış oluyor.

         Yani kısaca konu son günlerde dillendirilen yada satıldıktan sonra birilerinin aklına gelmedi. Zaten işin içinde olanların her zaman gündemindeydi. Bu gün söylediklerimiz cılız gelebilir. Bu gün size cılız gelenler yarın aynı konuma geldiğinde yine demeyin şimdi mi aklınıza geldi. Yabancıların sessiz sedasız toprak edinmesini, tarım alanlarının önlenemez bir şekilde tahrip edilip imara açıldığını, akarsuların üzerine kurulan HES’leri daha birçok memleket değerlerini defalarca defa dile getirdik. Yine getirmeye devam edeceğiz.

 Toplam 453 defa okunmuştur  Yazdır Yazar Girişi Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.
Konuşan Malatya
lale karaca

Veli Allı

şehnas yıldırım

HASAN ŞAHİN

EROL AYTEN

EROL AYTEN

mkaya4406

Hasretimsin

mehdi meydan

halil üstündağ

öz Malatyasporlu

kampanya

olmaz

eren gümüş

Esen herekeli

Dr. Selçuk

bayram koç..

bülent

azra göksu

fatih

şampiyon elazığ

kernekli44

habib

mahmut

mahmut

Röportajlar
Anket
Malatya'ya füze kalkanı kurulmasını destekliyor musunuz?
Evet
Hayır
Fikrim Yok
Tüm Anketler
Yazarlar
Video Galeri
Çok Okunanlar
Hava Durumu
Resim Galeri
Künye | Haber Arşivi |Okuyucu Yorumları | İletişim | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | RSS
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 - 2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.